İmam Rıza Türbesi


Horasan eyaletinin merkezi ve İran’ın ikinci büyük şehridir. Meşhed, tarih boyunca ipek yolu ve baharat yolu gibi kervan yollarının üzerinde bulunduğu için her zaman önemli bir konumda bulunmuştur. Ticaretin getirdiği zenginlikle gelişmiş, bu yüzden de yabancı işgal ve saldırılarını sürekli yaşamıştır. Meşhed’den geçen kervan yolu Hindistan’dan Anadolu’ya ve Türkistan’dan Arap Denizi’ne doğru giderdi. Meşhed’in ticaret yolu üzerinde bulunmasından başka ikinci önemli özelliği şii inancının en önemli ziyaret ve hac yeri olmasıdır. Şehre geldiğinizde dikkatinizi çekecek ilk şey altın kubbeler ve çok güzel işlenmiş minareler olacaktır. Meşhed ismi aslında Meşhed-i Muqqaddes (Kutsal Şehit) kelimesinden gelir. İran’da devletin Şii inancınIı benimsemesine kadar Meşhed’in kutsal bir ziyaret yeri olarak pek fazla bir önemi yoktu. 16. yüzyılda Safevi devletinin kurulmasından sonra öncelikle devlet yöneticilerinin Meşhed’e ziyaretler yapmaya başlamasıyla önemi artmaya başladı

.

Dünya'da 1.5 Milyar insanın inandığı İslam dine ait Dünya'nın her yerinde sayısız eser bulunmaktadır. [1] Örneğin Tac Mahal islam mimarisini oldukça güzel anlatan bir dünya harikasıdır.İmam Rıza Türbesi ise İran'ın Meşhed kentinde yer alan ve bünyesinde bulundurduğu İmam Rıza kabri, kütüphanesi ve çeşitli yapılarıyla muazzam bir İslami eserdir. İran'daki turizmin başlıca kaynaklarından birisi olan İmam Rıza türbesi her yıl 20 milyonun üzerinde kişi tarafından ziyaret edilmektedir. İmam Rıza Türbesi özellikle Şii'ler için çok önemli bir yas alanıdır. Burada daha önceden ölmüş Şii'ler için yas tutulur. İmam Rıza Türbesi'ne gelip de ağlamayan bir Şii görmek neredeyse mümkün değildir. Ağlayıp dizlerini döven insanlar kahır içerisine yas tutarlar. Şii inancındaki oniki İmamdan sekizincisi ve Abbasi Halifelerinin veliahtı olan İmam Rıza,  yediği üzümlerden dolayı zehirlenerek 817 yılında burada ölmüştür. Buraya gömülen İmam Rıza 'yı ziyarete gelenlerin çokluğundan zamanla buraya bir türbe kurulmuştur ve türbenin çevresi de şehirleştirilmiştir. Meşhed şehri bu şekilde kurulmuştur.İmam Rıza Türbesinde yas tutmuş bir Şii mezhep inançlarına göre "Yarı Hacı" olmuş sayılır ve isimlerinin başlarına "Meşhedi" takısını koyarlar. Meşhed kenti türbe etrafına kurulduğu için kentteki tüm yollar türbeye çıkar. Türbenin 320 m etrafında yasa gereği hiç bina yoktur ve türbenin çevresi mollalar tarafından temizlenip gül suyuyla yıkanır.

cemkeran

 

    Kum’daki önemli Kutsal mekanlardan biri de Cemkeran mescididir. Kum’a altı kilometre uzaklıkta, Kum-Kaşan yoluna yakın bir yerde bulunan bu mescid, Hz. İmam Zaman’ın (Hz. Mehdi a.s’ın ) emri üzere yapılmıştır 

   O mukaddes mekanda ibadet ve namazın çok fazileti vardır. Orada namaz kılan, ibadet, dua ve ziyaret eden kimseler, İmam (a.s)’ın teveccüh ve lütfüne mazhar olur inşa-Allah. Bu mukaddes; mekan ilahi kerametlerin açıkça tacelli ettiği ve halkın hacetlerinin reva olduğu ve Allah’ın izniyle çaresiz dertlerinin çaresi verildiği ve daha önemlisi ehliyetli insanların manevi feyizler elde ettiği bir yer olarak müminler arasında tanınmaktadır. Bu Mescidin, İmam (a.s)’ın mübarek emri ile yapılması olayını, Merhum Mahaddis-i Nurî (Muhaddis-i Kummî’nin üstadı) Necm-üs Sakıb adlı kitabında; "Tarih-i Kum" kitabından naklen şöyle yazmıştır:

    Hasan b. Musle’den nakledilmiştir ki: 393 H. Kameri’nin Ramazan ayının 17.

gecesi, kendi evimde uyumuştum. Aniden bir kaç kişiden oluşan bir grup kişi, gece yarısı evimize gelerek beni uykudan uyandırıp şöyle dediler: “Kalk, İmam Zaman (a.s) seni istiyor." Kalkıp onlarla birlikte mescidin şimdiki yerine geldik. Oraya varınca İmam (a.s)’ın bir cemaatle birlikte, bir tahtın üzerinde oturduğunu gördüm. Beni görünce buyurdular ki: "Git Hasan b. Müslim’e söyle: Bu yer kutsal bir mekandır; Allah-u Teala bu mekanı seçmiştir. Ama (sana ait olmayan bu yeri) sen alıp kendi tarlalarına  eklemişsin; Allah (bu günahın için, senin iki genç çocuğunu senden aldı ama yine de uyanmadın. Eğer bu işini sürdürecek olursan, beklemediğin bir yönden Allah’ın belası seni yakalayacaktır.    Ben de, “Halk bu sözü tastik etmez; bana bir alamet gösterin” diye arz ettiğimde, İmam (a.s) şöyle buyurdu: "Biz burada bir nişane bırakıyoruz; halka söyle bu mekana saygı göstersinler, onu yapıp onarsınlar, orada dört rekat namaz kılsınlar... Kim bu mekanda iki rekat namaz kılarsa, Kabe’de namaz kılmış gibi olur...

 

   Hasan b. Musle ve bir grup insanlar, İmam (a.s)’ın sözüne itaat edip orada bir cami yaptılar.[1] Cemkeran camii, günümüzde Hz. Mehdi aleyhi-s selam’ı seven ve kalpleri o İmamın aşkıyla tutuşan milyonlarca insanları ziyaret ve ibadet için uzak ve yakın yerlerden oraya toplayan çok muhteşem bir merkez sayılmaktadır. Özellikle Cuma ve çarşamba geceleri, on binlerce insan bu mukaddes camide sabaha kadar namaz, ibadet ve duayla meşgul olurlar. Ve hacetlerinin reva olması için dualarında Hz. Mehdi aleyhi-s selam’ı Allah yanında vesile kılıyorlar. Bu mukaddes mekanda, sayısız kerametlerin Allah’ın emriyle gerçekleştiği, müminlerin yanında mütevatiren  sabittir ve bu konuda bir kuşku yoktur.

 HEZRET FATIMEYI Mesume turbesi

hanim Mesumenin heyati haqqinda HEZRET FATIMEYI Mesume (sa) - in hayatından bir bakış Bağışlayan ve mehriban Allahin adi ile O hezretin adı Fatime, meshur künyesi ise [Me`sume] dir. Atasi, Şiilerin yedinci imamı Musa ibn Ce `fer (imam Kazim) eleyhis- salam, anasi ise sekizinci imam hezret Rza (eleyhis-salam) -in anasi sayilan Necme hatun (eleyha- salam) dir. Belelikle de hezret Me`sume (eleyha-salam) ve İmam Rıza (eleyhis-salam) bir ata-anadan dünyaya gelen baci ve qardaşdılar. O hezret hk tarihi ile 173- yılı, Ziqe`de ayinin 1-de kutsal Medine kentinde dünyaya gelmiştir. Usaqliq dolaşımına iken Bagdad seherinde Harun'un zindaninda tutuklanmış babasının şehit edilmesi olayı ile karşı karşıya ve ondan sonra kardeşi İmam Rıza (eleyhis-salam) onu kendi himayesi altına alarak saklamış. Hicri-qemeri tarixi ile 200-cu ilde Me`mun Abbasinin tekid ve hede korkularından sonra imam Rza (eleyhis-salam) surgune benzeyen Merv seferine düzelmiş ve yanında Ehli-beytinden hec bir kes olmayan halda horasana getmisdir. Qardasinin hicretinden bir yıl geçtikten sonra, imam Rza (eleyhis-salam) -i gormek şövqünde olan hezret Me`sume (sa) bir deste kardeşi ve yeğeni ile horasana teref yola dusdu. Geçtikleri butun seher ve mehellelerde halk onlari tentene ile karşılıyor, onlara mehebbet ve qonaqperverlik gosterirdi. Hezret Me`sume (sa) da büyük halası hezret Zeyneb (sa) gibi kardeşi İmam Rıza (eleyhis-salam) -in mezlumiyyeti ve gurbetini mo`min ve muselman halklara catririr, hemcinin onlara ozu ve Ehli-beytin Beni-Abbasin hiyleger onun kuralına muhalefet. Kervan [Save] seherine catdiqda, hokumet me`murlarinin himaye ettiği bir deste Ehli-beyt muhalifleri onlarin qabagini keserek onlarla çarpışmaya giriştiler. Neticede yaklaşık karvanin butun kisileri sehid olup, bir rivayete esasen hezret Me`sume (sa) ise zehirlendi. Her halde o hezret ya coxlu qem qusse ve ya zeher neticesinde xestelendi ve Horasan'a getmekden aciz galip, Kum kentine teref yola dusdu. Sordu: "Bu [Kaydet] Ayak rasının yolu nedir?" O mirasçıya giden yolun miktarını söylediğinde: "Beni kumdan geçirin" dedi. Babamdan olduğum için Bele şöyle dedi: [Kumun kuması merkezim]. Kum şehrinin ileri gelenleri bu sevindirici heberi duyunca, o hezreti (e) karşılamaya getdiler. [Es'eri] qebilesinin agsaqqali [Musa ibn Hazrec] o hezretin devesinin dizginini tutmuş, xalqin çoğu ise yaya ve binek halinda hezretin eyleşdiyi kecaveni çevreleyen almışlardı. Hezret Me`sume (sa) hicri-qemeri tarixi ile 201-ci ilin teqriben Rebiul-evvel ayının 23-de mukaddes Kum şehrine girdi. Daha sonra [Mir meydani] denilen bir yerde (Musa ibn Xezrecin sexsi menzili qarsisinda) kecaveden inip, onun qonagi oldu. On yedi gün boyunca bu sahilde yaşadı ve bu dönemde ibadet edildi. O hezretin ibadet ettiği yer, bu gunedek [Sittiyye medresesinde] - [Beytun-nur] adı ile meşhurdur. Bu yer bir ziyaret olarak sayılır. Böylelikle de Rebius-sani ayinin onu ve başka rivayete esasen on ikisi (201 h. G.), Hezret oz kardeşi İmam Rıza (eleyhis-salam) -i görmeden, qurbet yerde büyük üzülecek ile öldü, Şiileri mateme boğdu. Kum ehalisi o hezretin pak bedenini böyük tentene ile bu gunku herem yerinde olan o zamanki [Babilan bagina] götürdüler. Mezar hazır olduğunda, onu işleyenle karıştırıldı. Şu anda kafalarına iki atlı, bir çift şapkayla onlara daha yakınlardı.

Dua ettikten sonra bir tanesi kraliçeye girdi ve diğeri ona verdi ve kaldırdı. O iki nefer islerini qurtardiqdan sonra hec bir kesle danismadan oz atlarına binip oradan uzaklaştılar. O iki neferin yüce Tanrı'nın iki Höccəti sayilan hezret imam Rza (eleyhis- salam) ve imam Cavad (eleyhis- salam) olması göze çarpmaktadır. Seriizm kuralları nedeniyle, bir kadının masum cismi masum bir elle kirletilmelidir. Bele ki, hezret Fatime (sa) 'i Emirel mo`minin Eli (eleyhis-salam) ve hezret Meryem (sa)' i Isa (eleyhis-salam) sexsen defn etmisdir. Hezret Me`sume (eleyhis- salam) -in defninden sonra Musa ibn Hazrec onun muqeddes qebrinin uzerinde kamış dokunmuş Hasırdan zımni duzeltdi. Hicri-qemeri tarixi ile 256-ci ilde ise imam Cavad (eleyhis-salam) -in qizi Zeyneb (e), o hezretin qebri uzerinde ilk defa olarak kubbe inşa ettirdi. Belelikle de hezret Me`sume (sa) 'in kutsal kabri Ehli-beyt (as)' in takipçileri, hemcinin vilayet ve imamet âşıklarının ziyaretgahi ve sefa yerine cevrildi.

 

Şah-e Çerağ Türbesi

türbe yapılmlş. Şiiliğin en önemli ziyaret yerlerinden biri olan bu türbe, gerçekten çok güzel dekore edilmiş. Ismi "Işıkların Şahi" olarak çevrilebilen bu türbenin iç duvarları binlerce küçük ayna ile mozaik şeklinde işlenmiş. küçücük bir ışık kaynağının bile binlerce ayna üzerinde değişik şekillerde yansıması, mozolenin gümüş korumasının parıltıları, çeşitli yerlerden genel yeşil ve sarı ışıkların beyaz ışıkla karışıp yansımaları, sürekli ziyaretçi Akını, birçok kişinin burada namaza durması veya açıkça ağlaması, yarı karanlık ortamdaki mistik atmosferi aşırı derecede yoğunlaştırıyor.Dini inancınız ne olursa olsun, türbenin içine girdiğinizde ister istemez huşu, hüzün, İhtişam, eziklik ve hayranlık gibi karışık duygular hissedebilirsiniz.

Bu türbedeki ortamdan etkilenmemeniz imkânsızdır.Türbe binasının önündeki geniş bahçede bir süre oturarak etrafı seyredin. Ana binanın altın kaplı kubbesini; duvarlardaki eşsiz mavi çinileri ve mozaikleri; İran'ın her yerinden gelmiş ziyaretçileri, genelde siyah çarşaf giymiş kadınların oradan oraya koşuşturmasını ve kadın erkek birçok ziyaretçinin içeriden ağlayarak çıkışlarını seyrederek burada uzun süre kalabilirsiniz.Avlunun karşı ucundan iki tane kabir daha var. Bunlar ana binada yatan Mir Ahmet ismli zatın kardeşlerinin kabirleridir. Bu  kabirlerin etrafı da ince ayna işlemeleriyle süslenmiş.Türbeye giriş ücretsiz. kadın ziyaretçilerin "çador" denilen siyah çarşaf giymeleri şart. Çarşafı olmayanlara girişteki bölümde emanet olarak çarşaf veriliyor. 

 

Görevli bayanlar, nasıl giyileceğini ve yürürken, dolaşırken çadorun nasıl kontrol altında tutulacağını gösteriyor. Türbeye girerken ayakkabılarınızı çıkarıp emanete bırakmalısınız. Fotoğraf makinalarının içeriye sokulması yasak. Girişteki emanet bürosuna makinalarınızı teslim etmelisiniz.

 

 

بازدید امروز این صفحه : 3
تعداد بازدید تا کنون : 71